İçinde erg geçmeyen kelimeler
Kelime Bulucu Harf Grupları - Aramalarınıza göre oluşan kelime listelerinin harf sayılarına göre gruplanmış listesi
21 Harfli Kelimeler
BAYINDIRLAŞTIRABİLMEK
DEMOKRATİKLEŞTİRİLMEK
DENGESİZLEŞTİREBİLMEK
ÇİRKİNLEŞTİRİLEBİLMEK
BİLİNÇLENDİRİLEBİLMEK
BİÇİMSİZLEŞTİREBİLMEK
tümünü listele...
20 Harfli Kelimeler
BİLİNÇLENDİRİLEBİLME
DERİNLEŞTİRİLEBİLMEK
ANLAMSIZLAŞTIRABİLME
ELEKTROENSEFALOGRAFİ
ÇİRKİNLEŞTİRİLEBİLME
BAYINDIRLAŞTIRABİLME
tümünü listele...
19 Harfli Kelimeler
ŞEKERCİBOYASIGİLLER
CEZALANDIRILABİLMEK
DERİNLEŞTİRİLEBİLME
ABANOZLAŞTIRIVERMEK
DEĞERLENDİRİLEBİLME
BÜTÜNLEŞTİRİLEBİLME
tümünü listele...
18 Harfli Kelimeler
AYRINTILANDIRILMAK
BELİRGİNLEŞEBİLMEK
BORÇLANDIRILABİLME
CANLANDIRILABİLMEK
DERİNLEŞTİREBİLMEK
EVRENSELLEŞTİRİLME
tümünü listele...
17 Harfli Kelimeler
DERECELENDİRİLMEK
BİÇİMSİZLEŞEBİLME
DESTANLAŞTIRILMAK
HÂKİMİYETİMİLLİYE
ELEKTRİKLENDİRMEK
DOGMALAŞTIRABİLME
tümünü listele...
16 Harfli Kelimeler
SEVİMSİZLEŞTİRME
VAZİFELENDİRİLME
PROJELENDİRİLMEK
DENİZISIRGANLARI
VERİMSİZLEŞTİRME
BAYRAKLAŞABİLMEK
tümünü listele...
15 Harfli Kelimeler
AYRINTILANDIRMA
EDİLGENLEŞTİRME
BEDBİNLEŞTİRMEK
SÜBLİMLEŞTİRMEK
ÇUVALLAYABİLMEK
ÇEKİÇLEYEBİLMEK
tümünü listele...
14 Harfli Kelimeler
KIVAMLAŞTIRICI
BATIRILABİLMEK
NİTELENDİRİLME
ALKIŞLANABİLME
ABANOZLAŞTIRMA
BAŞVURULABİLME
tümünü listele...
13 Harfli Kelimeler
DEĞERLENDİRME
PROLETERLEŞME
AFFEDİLEBİLME
BAĞIŞLATILMAK
MASALLAŞTIRMA
FEDERALLEŞMEK
tümünü listele...
12 Harfli Kelimeler
ASTIRIVERMEK
BAĞDAŞMAZLIK
MUHABBETNAME
MÜŞARÜNİLEYH
ÇIKARABİLMEK
ALÇALIVERMEK
tümünü listele...
11 Harfli Kelimeler
TORBALANMAK
KATMERLEŞME
PERAKENDECİ
BIÇAKLANMAK
ATILABİLMEK
BEŞERİYETÇİ
tümünü listele...
10 Harfli Kelimeler
MOTOSİKLET
DİZDİRİLME
KALKIŞILMA
SLOVAKYALI
ÇALABİLMEK
BARDAKALTI
tümünü listele...
İçinde erg geçmeyen kelimeler 'den bazılarının TDK Anlamları
Kelime Bulucu Kelime Anlamları - Aramalarınıza göre oluşan kelime listelerinde ki bazı anlamlar
badas
tutmak
(-i) 1. Elde bulundurmak, ele almak: Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu. -Ö. Seyfettin. 2. Ele geçirmek, yakalamak: Evvela bu terbiyesiz köpeği tuttu, bağladı. -Ö. Seyfettin. 3. Avlamak: Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz. -R. H. Karay. 4. Yanında bulundurmak, alıkoymak: Siz gelinceye kadar çocuğu ben tutarım! 5. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek: Vahşidir, hiçbir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir. -S. F. Abasıyanık. 6. Kaplamak: Tabanı otuz, otuz beş metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir. -T. Buğra. 7. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak: Şu yağan kar bir tutsun, seyreyle sen ertesi gün çocukları. -S. F. Abasıyanık. 8. Denetimi ve yetkisi altına almak. 9. Desteklemek, birinden yana çıkmak. 10. Benimsemek, beğenmek: Ama öylelerini de çevresinde kimse sevmemiş, tutmamıştır. -T. Buğra. 11. Gereğini yapmak, yerine getirmek: Verdiği sözü tutmuş, vaktinde gelmişti. 12. Uygun gelmek, çelişmez olmak: Bir talih eseri olarak ondan gelen cevap benim kendi bulduklarımı tuttu. -R. N. Güntekin. 13. Kapatmak, sarmak. 14. Hizmetine almak veya kiralamak: Burada bir kat tuttum. Yazı geçireceğim. -P. Safa. 15. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek: Yapıyı geniş tuttu. 16. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak: Avradın ilenci tutarsa senin iki gözün kör olacak. -M. Ş. Esendal. 17. Ulaşmak, varmak: Hayvanlar, Bağdat Caddesi'ni tutmuş, çalakamçı ilerliyor. -S. M. Alus. 18. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak: Aldığım şeyler bin lira tuttu. 19. hlk. Uğramak: Vapur İzmir'i tutmayacakmış. 20. Herhangi bir durumda bulundurmak: Seksen bir yaşında da olsa çalışmak insanı zinde tutuyor. -H. Taner. 21. Varsaymak, farz etmek: Haydi tutalım babasının bir günahı vardı, çekti. -M. Ş. Esendal. 22. (-i, -e) Hedef olarak almak: Taşa tutmak. 23. (-i, -e) Alacağa veya vereceğe saymak: On bin lirayı borcunuza tuttum. 24. (-i, -e) Yaklaştırmak: Biraz toz olsa mendilini burnuna tutar. -A. Ş. Hisar. 25. Kullanmak: Yaşmak tutmak. Ustura tutmak. 26. Bağlamak: Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım. -B. S. Erdoğan. 27. (nsz) Beklenen sonucu vermek: Toprağa atılan her tohum bir ümittir. Tohum ya tutar ya tutmaz. Ya yeşerir ya yeşermez. -Ş. Rado. 28. (nsz) İş görebilmek: Eli ayağı tutsun, açlıktan ölmesin, yeterdi ona. -T. Buğra. 29. (nsz) Sürmek, zaman almak: Bu iş iki saat tuttu. 30. (nsz) Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak: Boya tutmadı. Çivi iyi tuttu. 31. Giyinmesine yardım etmek: Kucaklaşma sahanlıkta başlar ve ayakkabılarını çıkarıp karısının tuttuğu terliklerini giyene kadar Serdar'ın kolları boynunda kalır. -T. Buğra. 32. Sunmak: Konuklara şeker tutmak. 33. İşgal etmek. 34. İzlemek: Tepeden inince Değirmendere'ye hâkim bir iz tutacaksınız. -R. H. Karay. 35. Bırakmamak: Baba sesini çıkarmadı hatta öksürüğünü bile galiba tuttu. -P. Safa. 36. Yönelmek: Oyuncular ağır ağır soyunma odasının yolunu tuttular. -H. Taner. 37. Sarmak, bürümek: Hey başları duman tutmuş dağlar, hey! -Halk türküsü. 38. Asılmak, kuvvetlice sarılmak: Üç kişi tutarlarmış da onu pencerenin önünden çekemezlermiş. -P. Safa. 39. Bir kimsenin yerini almak: Bak azizim, dedim, ben senin yerini tutamam. -Y. K. Karaosmanoğlu. 40. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. 41. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak: Kapıyı açık tutmayın. 42. Bir yerde kalmasını sağlamak. 43. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek: Eğer piyes tutar da alkışlanırsa bir yazara yakışacak bir kıyafet giymeliydim. -C. Uçuk. 44. Biriktirmek, tasarruf etmek: Sen metelik tutuyorsun gibi geliyor bana. Ay başına kadar bana ödünç versene. -M. Ş. Esendal. 45. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. 46. Başlamak: Kadınların başında gördüğünüz bürümcükten, iç çamaşırlarından tutunuz da entarilik kaba pamuklulara kadar hepsi Osmanlı malı idi. -F. R. Atay. 47. Bir şey düşünmek: Herkes aklından bir sayı tutsun. 48. sp. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak.
çelmece
Kısa çalı odunu.
sümdük
Arsız, açgözlü, başkasının yediğinden isteyen.
iletiliş
a. İletilme işi.
tepirleme
a. Tepirlemek işi.
tarakçı
Bolu ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.